Müttefik - Forumlar
0
   Ana Sayfa   oyuna gir Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
07 Ocak 2009, 22:51:09 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Oyunumuza üye olan kullanıcılarımız, forumlara katılabilmek için forumlara da üye olmalıdır.
 
Sayfa: 1 ... 19 20 [21] 22 23 ... 28   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Meraklısına..Öylesine..  (Okunma Sayısı 10078 defa)
fatih
Muttefik
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 593


K@rıNdeŞeN_J@cK......... Walter Sickert!!!

faith23@example.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #300 : 08 Ağustos 2008, 19:01:23 »

mersinede gitmesin laa bu baboşş...orayıda karıştırır mazallah ve tüm yurda yayılır virüs...bence newi, marsta müttefik varmı diye uzaya yollayalım bi araştırsın...güzelim sayfanında içine etmeyelim...lahmacun hocam dewam sen....zewkle okuyoruz.
Logged

.....MoĞOLL@R_F@ith_K@RINDEŞEN_J@CK.....
                       ___( 5 )___

        ~~~~~ Northern Lights ~~~~~
fuqistan
Ziyaretçi
« Yanıtla #301 : 08 Ağustos 2008, 22:09:36 »

Platonik aşk üzerine mektup
   


Sana uzaktan bakıyorum. Sana bakmak inanılmaz mutlu ediyor beni. Sen gidince aklım da senin peşinden sürüklenip gidiyor, yüreğim de.. Yanında biri mi var, ona bir şey mi söylüyorsun, onunla gülüyor musun.. içim yanıyor. Ama senden sonra gördüğüm o insan birden senden biri oluyor. Senin baktığın her yer artık güzel, senin konuştuğun her insan, özel oluyor.

Sen evine şu yollardan gidiyorsun. Ardından yürüyorum. Beni fark etmiyorsun. Önünden geçtiğin evlere, gölgesinde yürüdüğün ağaçlara, her gün bindiğin otobüse bakıyorum. Senin gözünle bakıyorum. Sen yokken de o yollardan defalarca geçiyorum. Senin kokun, senin havan, senin auran sinmiş havaya.. Sanki seni soluyorum.

Akşamları ne yaparsın acaba? Sofraya oturduğun zaman yanında kimler var? Hangi yemeği severek yersin, neyi sevmezsin? Kitap okur musun? Hangi kitapları seversin? Ne tür filmlerden hoşlanırsın? Televizyon izler misin? Gece sokağa çıkar mısın? Arkadaşlarınla en çok neye gülersin? En çok kim kızdırır seni..Hangi futbol takımını tutarsın?

Bilmeliyim. Senin hakkındaki bütün ayrıntıları öğrenmeliyim. Çünkü ben de o filmlere gideceğim, ben de o dizileri izleyeceğim, ben de o yemekleri seveceğim ya da nefret edeceğim. Bilmeliyim. Baştan kuruyorum dünyamı. Seninle yaşamaya başlıyorum.

Onca kalabalığın içinde, karmaşık yaşamın ortasında eğer sen varsan daha seni görmeden bir kuş gibi çırpınmaya başlıyor yüreğim. Bir ışık çarpıyor yüzüme, bir sıcaklık yürüyor göğsümde. Anlıyorum ki sen varsın. Sen ordasın. Sen gelmişsin. Bakmadan, başımı çevirip seni görmeden varlığının farkındayım.

Ey uzak uzak baktığım.. göz göze gelmeden, saçını okşamadan, değil bir rüyayı bir cümleyi paylaşmadan sevdiğim sevgilim. Bir aşk filiz verdi, fidan verdi, kök saldı içimde. Onu sana göstermek için ömrümü veririm.
Logged
KİNG_NEW
Ziyaretçi
« Yanıtla #302 : 08 Ağustos 2008, 22:12:14 »

  ozmn git ve birdaha gelme .. bu sayfa senin anlama düzeyinle uyusmaz ..

saygılı ol agzını topla daha fazla konuşma özurluluk yapma sevıyene dusmıyecem
Logged
fuqistan
Ziyaretçi
« Yanıtla #303 : 08 Ağustos 2008, 22:19:05 »

lütfen başka yerde tartışın  Kızgın forumdaki tek sağlam konununda içine etmenin anlamı yok Göz kırpan Kızgın
Logged
hakann
Muttefik
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.236



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #304 : 09 Ağustos 2008, 00:42:41 »

saygılı ol agzını topla daha fazla konuşma özurluluk yapma sevıyene dusmıyecem

    vermedin ki alasın ..
   sen topla ki herkes toplasın ..
   öle bir kelime yoktur , bilesin ..
   cıkmadın ki düsesin ..
 
   bu sayfa da artık + 18 hakkımı kullanıorum .. umarım susarsın ..
 
Logged

.. ATATÜRK  'çü GENÇLİK ..         vahsi(12)                 cewriyem@yahoo.com
 
 -- herkes aynı hayatta kendini birsey sanma ..
 -- nekadar cok bilirsen , o kadar bela basa ..
dalamar
Kayıp Krallık Muhafızları
Muttefik
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 609



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #305 : 09 Ağustos 2008, 08:49:15 »

saygılı ol agzını topla daha fazla konuşma özurluluk yapma sevıyene dusmıyecem

sen önce aklını başına topla..zaman seni olgunlaştırmıyo,sabrettik olmadı.. kromozom sayılarımız aynı ama galiba sen domatessin,zman la kızarıyosun başka bişey olmuyo
Logged

Sonunda düşmanlarımızın sözlerini değil,dostlarımızın sessizliğini hatırlıyacağız...
. . . FiGaRo . . .
Muttefik
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 672



Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #306 : 09 Ağustos 2008, 08:52:20 »

 Sırıtan Sırıtan Sırıtan Sırıtan Sırıtan Sırıtan Sırıtan Sırıtan Sırıtan Sırıtan Sırıtan
Logged


Tam bayılacakken para sayılacakken
kafa dağılacakken ama kayılacakken
Baktık basemode Un gözleri kayık
anlaşılan sadece onlar ayık
Tam yazılacakken zar tutulacakken
para saçılacakken kafa koparacakken
Baktık sizlerin ömrü az ama
az zamanda size çok şey yaşatacaz


#YEniMAhalLE#
fuqistan
Ziyaretçi
« Yanıtla #307 : 09 Ağustos 2008, 08:55:53 »

lütfen başka yerde tartışın  Kızgın forumdaki tek sağlam konununda içine etmenin anlamı yok
nokta
Logged
lahmacun
Ziyaretçi
« Yanıtla #308 : 11 Ağustos 2008, 22:19:02 »

Takmayacaksın! Takarsan daha çok üstüne gelirler . Yürüyüp geçeceksin , hep yürüyüp geçeceksin . Herkesin her şeyi anlamasını bekleyemezsin . Sen yürüyüp gideceksin , anlayan anlayacak , anlamayan anlamayacak..

Murathan Mungan,Yüksek Topuklar
Logged
Fuqi
Ziyaretçi
« Yanıtla #309 : 20 Ağustos 2008, 20:54:14 »

Yaşayıp gidiyordum... "Yaşayıp gitmek! " Ne saçma! Bu fiili nedense, hayatımızın sıkıcı olduğunu, bir günün diğerinden farklı geçmediğini düşündüğümüzde kullanırız. Oysa tam tersi olması gerekmez mi? 'Yaşamak ve gitmek...' Yaşıyorum, gidiyorum, yol alıyorum. O halde şöyle demeliyim: 'Yaşıyordum ama gitmiyordum.' veya 'Gidiyordum akıp zaman içinde, kaybolmuş vaziyette, ancak yaşamıyordum.'

Bir aşk hikayesine boyanmıştı bütün mevsimlerim
Tuhaflığı yoktu yazın kazak giyip de
Kışın denize girişimin
Kazağımda da aşk kokusu vardı
Acıma dokunan ve
Nasıl kokacağını şaşıran
Yosunlarda da

Sonra sen geldin.

“Hadi gel, hayatı anlayalım ve anlatalım.' dedin. Çok konuştuk bu konuda, çok... Hem her duygunun tarifini almak istedin hem de hepsi hakkında, bildiğin ne varsa bana vermek. Seninle konuştukça, kendime dair son derece basit ama yine de hiç üzerinde durmadığım bir şeyler olduğunu görmek beni nasıl da şaşırtıyordu.
'Acı' konusunda çok konakladık...

Kanattıkça beni böyle acı
Ve sohbetler yetmeyince nefes almaya
Ağlardım
Yaralarımdan şiir yapardım

Acı bir annedir, durmadan hüzün doğuran. Ahh, ben o hüzünlerle boğuşmak, azıcık nefes alabilmek için kaç kitap okudum, kaç film izledim, kaç hayat belledim, bir bilseniz.

Yooo! Dostlarıma haksızlık edemem şimdi. Turuncuya boyalı güney akşamlarından, fesleğen kokulu batı ikindilerinden, kuzeyin gri sabahlarına kadar kaç sohbet vardır yüreğimde daima saklayacağım. Ahh, benim kelimelerle beyinlerinde tepindiğim dostlarım... Nasıl da isterlerdi gözlerimden yanaklarıma dökemediğim gülüşleri görmeyi. Bence, dostlar daima 'gülmek' ve 'gülümsemek' arasındaki farkı bilirler, bu nedenle onlara arkadaş değil de 'dost' deriz zaten. Her sohbette yüreğimi yatırıp masaya, son derece dikkatli ve zarif hareketlerle, acı ve hüzün doğuran parçalarıma ulaşır, üzerini örterlerdi. İyi hissederdim bir süre. Apartmanların üzerinde uçuşan martıları fark ederdim en azından. Ancak sonra yine hüzün... Yüzsüz hüzün...

Baktığım yerlerde gözlerim
Bazen öyle uzun kalırdı
İnanmazsınız ama
Baktığım yerler sıkılırdı

Sonra sen geldin.

Geldin ve: “Hele şu yükünün birazını bana ver.” dedin. Şaşırdım çünkü görünüşe göre senin yükünün benimkinden fazlası vardı ama eksiği yoktu. Sen anlatırken fark ettim ki içinde bir yerlerde bu yüklerle başa çıkmak için özel eğitimli bir parçan vardı. Bu parça, yükün niteliğini ya da niceliğini, yürekte en hafif duracak hale getirebiliyordu gerçekten.

Konuşurken bir yandan da yüreğimin en tozlanmış ve uzun süredir de yanına hiç uğranmamış parçasını koydun masaya. “Bak, ” dedin 'bunlar hayat dostu parçalar. Şimdi bunları öyle güzel temizleyeceğiz ki bir daha canın içindeki parçalara dokunmak istediğinde ve hüzne giderken, bunların ışıltısına takılacaksın. Takılacaksın ki hüzün doğuran acı parçaları koyuvereceksin yerinde tozlanmaya. Böylece de zamanla ağırlıkları, olması gerektiği kadar olacak. Oysa sen ha bire parlatıp parlatıp durmadan onlara bakıyordun önceden ve bu da onları olduğundan ağır hale getiriyordu. Oysa tam tersini de yapabiliriz hepimiz. Işıldayan parça daima daha ağırdır. Gel, hayat dostu parçaları ışıldatalım durmadan.”

Sen geldin
Kelimelerini şekere batırarak
Sen geldin
Baktığın yerlerde çiçekler bırakarak

Acıya ve hüzne gereğinden çok yüz vermemeli insan. Ben artık hüznü içimde şişmanlatmamayı, başarıyorum galiba. Geçen gün ne gördüm dersiniz? Meğer ne kadar yakışıyormuş martılar denizin üzerine!...

Merak edeceksiniz belki, bu değişiklikleri sağlayan  kimdi? Diyelim ki, kırk yaşını geçmiş veya otuzuna gelmemiş biriydi, seksen yaşında bir ihtiyar ya da dört yaşında bir çocuk; hem hepsiydi, hem hiçbiri değildi. Ne fark eder ki? Bir can’dı.

Canımın içi değil
İçimin canı olup da
Sen
Geldin
Hoş geldin

şahsen çok hoşuma gitti bu yazı Gülümseme
Logged
traJEdi
Muttefik
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 689


! traJEdi '21blackJack'

trajed1@hotmail.com
Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #310 : 21 Ağustos 2008, 12:25:05 »

guzel Gülümseme
Logged

kötüyüm ben, kötüyüm, kötüyüm, herkesi hasta eder, kustururum... kustururum... Drow kötülerın ırkı... No Fake! No Efect!
lahmacun
Ziyaretçi
« Yanıtla #311 : 22 Ağustos 2008, 16:12:33 »

Dertlenmiş bulutlar dün gece.. Uzun zamandır dökmüyorlardı içini ya da kimse hal hatırlarını soracak kadar önem göstermedi onlara.
Pencerem buğulu, görünmüyor dışarısı. Oyun bozan gıcık çocuklar gibi parmağımla bozuyorum camın buğu sefasını. Bir şey olmaz, yakıştı adım oraya..
Logged
Zaknafein
Ziyaretçi
« Yanıtla #312 : 22 Ağustos 2008, 16:17:17 »

O değil de ne dertlenmiş bu aletler. birbirlerine çarptılar bütün gece uyku uyutmadı gökgürültüsü. lahmacun onu diyo. ben diyemiyorum öyle ama yağmur yağdı yani, baya yağdı. balkona çamaşırlarımı asmıştım onlar ıslanmış..
Logged
lahmacun
Ziyaretçi
« Yanıtla #313 : 22 Ağustos 2008, 16:23:22 »

O değil de ne dertlenmiş bu aletler. birbirlerine çarptılar bütün gece uyku uyutmadı gökgürültüsü. lahmacun onu diyo. ben diyemiyorum öyle ama yağmur yağdı yani, baya yağdı. balkona çamaşırlarımı asmıştım onlar ıslanmış..

He işte öyle oldu. Amaan bildiğin yağmur işte. Su döngüsü var ya hani coğrafyada? Yeryüzünden (göldür denizdir su birikintisidir yeraltı suyudur ırtıdır zırtıdır) buharlaşan su tanecikleri buharlaşarak bulutlarda toplanıyor. Mutlak nem-bağıl nem oranı da şey olunca yeryüzüne tekrar yağış olarak geri düşüyorlar. Olay bu yani. Dert mert fasa fiso.
Logged
Zaknafein
Ziyaretçi
« Yanıtla #314 : 22 Ağustos 2008, 16:28:18 »

O değil de benim çamaşırlar ıslanınca beni bir efkar bastı, beni bir dert aldı onu anlatsam karşıki dağlar yıkılır ama yapmıyorum şimdi.
Logged
Sayfa: 1 ... 19 20 [21] 22 23 ... 28   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Theme by m3talc0re. Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006, Simple Machines LLC MySQL | PHP | XHTML | CSS
Bu Sayfa 0.072 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu